İstanbul’daki Yenidoğan Çetesi davasında, bebek ölümleriyle ilgili Adli Tıp Kurumu raporları mahkemeye sunuldu. Raporlar, ihmal ve tıbbi hatalar nedeniyle bazı bebeklerin kurtulma şansının yüksek olduğunu ortaya koydu.
İstanbul’da bebek ölümleriyle ilgili yürütülen ve 62 sanığın yargılandığı Yenidoğan Çetesi davasında yeni bir gelişme yaşandı. Bebeklerin ölüm nedenlerine ilişkin Adli Tıp Kurumu (ATK) Üçüncü Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporlar mahkemeye ulaştı.
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine ATK Üçüncü Üst Kurulu, 10 bebek hakkındaki ölüm raporlarını tamamladı. Bu raporlarda bebeklerin ölüm sebepleri, uygulanan teşhis ve tedavilerin doğruluğu, tıbbi hatalar ve sanıkların kusurları incelendi.
Raporda, Roua Kadan, Ayaz Karaduman, Melek Süleymanoğlu, Michelle Nwando Opara, Halime Alkari, Kerem Muhammet Tokluoğlu ve ismi henüz konulmamış Kaya ailesinin bebekleri için yapılan ihmallerle ölümleri arasında illiyet bağı tespit edildi. Bu bebeklerin zamanında ve uygun tedavi alması halinde kurtulma ihtimallerinin kesin olmadığı belirtildi.
Havvanur Karakoç bebeğe ilişkin raporda ise primer bakım sorumlusu Dr. Dursun Eryılmaz ve yenidoğan yoğun bakım sorumlusu Dr. İlker Gönen’in ihmalleri vurgulandı. Bebeğin yakın takibinin yapılmaması ve arrest durumunun zamanında tespit edilememesi nedeniyle sorumlu hemşire Çağla Durmuş’un da kusurlu olduğu kaydedildi. Bu ihmallerin bebeğin ölümüyle doğrudan bağlantılı olduğu ve uygun tedaviyle kurtulma olasılığının yüksek olduğu ifade edildi.
Öykü Helvacı bebeğin raporunda da benzer ihmaller tespit edildi. Dr. Dursun Eryılmaz, Dr. İlker Gönen ve hemşire Çağla Durmuş’un tıbbi uygunsuz yaklaşımları nedeniyle bebeğin ölümüyle illiyet bağı kuruldu. Zamanında tanı ve tedavi ile kurtulma ihtimalinin bulunduğu aktarıldı.
Bebek Serdarova’nın ölüm raporunda ise tanı, takip ve tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun yürütülmemesi eleştirildi. Kalp anomalisi tespit edilen bebeğin, uygun süreç yönetimiyle kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu belirtildi.
Raporlarda, Uzm. Dr. Fırat Sarı’nın da tıbbi olarak sorumlu olduğu belirtildi. Bebeklerin 112 sevk sistemini bypass ederek uygun olmayan hastanelere sevkini organize etmesi, doktorların bilgisi dışında hemşirelerin order düzenlemesi, doktorların vizit yapmaması, epikrizlerin yetkisiz kişilerce yazılması, grafilerin değiştirilmesi, kan gazı değerleriyle oynanması ve yoğun bakım şartlarının yetersizliği gibi nedenlerle Sarı’nın sorumlu olduğu kaydedildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Fırat Sarı’nın elebaşı olduğu örgütün yönetiminde İlker Gönen ve ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir’in yer aldığı belirtiliyor. Sarı ve Gönen hakkında 10 bebek ölümü nedeniyle kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, nitelikli dolandırıcılık ve örgüt kurma suçlarından hapis cezası talep ediliyor. Sanık Özdemir hakkında da benzer suçlamalarla ceza isteniyor.
Yorum Yap