Kalp krizi şüphesiyle aspirin kullanımı konusunda Kardiyoloji Profesörü Muhammed Keskin önemli uyarılarda bulundu. Tanı konulmadan ilaç kullanımının riskleri ve doğru müdahale yöntemleri açıklandı.
Kardiyoloji Profesörü Muhammed Keskin, kalp krizi şüphesi durumunda herkesin yanında aspirin taşıması gerektiği yönündeki genel kanının doğru olmadığını belirtti. Göğüs ağrısının her zaman kalp krizinden kaynaklanmayabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Keskin, tanı konulmadan ilaç kullanımının risklerine dikkat çekti.
Prof. Dr. Keskin, göğüs ağrısı yaşayan kişilerin evde veya bireysel olarak kalp krizi geçirip geçirmediğini kesin olarak anlayamayacağını ifade etti. Aort yırtılması, ritim bozukluğu veya beyin kanaması gibi acil durumların da benzer belirtiler gösterebileceği uyarısında bulundu.
Kalp krizi şüphesinde öncelikli yaklaşımın, doğru tanı konulana kadar ilaç kullanmak yerine acil sağlık hizmetlerine başvurmak olduğunu belirten Prof. Dr. Keskin, bu konudaki süreci şöyle özetledi: “Biz acil servise gelen hastalarda bile hemen ‘aspirin verin’ yaklaşımıyla hareket etmiyoruz. Önce tanı koyuyoruz. Tanı olmadan ilaç verilmez.”
Uzman isim, kalp krizinde aspirin kullanımının genellikle hastane ortamında, kontrol altında ve belirli dozlarda uygulandığını vurguladı. Evde gelişigüzel aspirin kullanımının beklenen faydayı sağlamayabileceğini, hatta bazı durumlarda süreci olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
Prof. Dr. Keskin, kalp krizi şüphesi olan kişilerin yapması gereken en doğru eylemin vakit kaybetmeden 112 Acil Servis’i aramak olduğunu yineledi. Kendi kendine müdahale etme çabalarının zaman kaybına yol açabileceğini söyledi.
Ayrıca, kalp krizi için “yanında aspirin taşıma” uygulamasının tıbbi kılavuzlarda yer almadığını belirten Prof. Dr. Keskin, kalp krizi tedavisinde hastane ortamında aspirin dışında farklı ilaçların da birlikte kullanıldığını ekledi.
Yorum Yap