DEİK Başkanı Erdem Erkul, Türkiye’nin yabancı sermaye ve teknoloji akışında kilit rol oynayabileceğini, bunun için girişimcilik politikalarında sadeleşme gerektiğini belirtti.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Erdem Erkul, Türkiye’nin küresel sermaye ve teknoloji akışındaki değişimleri fırsata çevirerek bölgesel bir teknoloji ve yatırım üssü olabileceğini belirtti. Erkul, bu potansiyeli gerçekleştirmek için ülkenin girişimcilik ve teknoloji politikalarını köklü biçimde sadeleştirmesi gerektiğini vurguladı.
Erkul, ABD, Avrupa ve Körfez hattında oluşan tablonun yeni bir ekonomi denklemi yarattığını ifade etti. Bu durumun, küresel rekabetteki ülkeler için hem risk hem de fırsatlar barındırdığını dile getirdi. Son dönemde hızlanan jeopolitik kırılmalar ve yapay zeka merkezli yeni ekonomik düzenin Türkiye’nin konumunu yeniden tanımlamayı zorunlu kıldığını ekledi.
Türkiye’nin daha fazla girişimci çeken, sermaye toplayan ve teknoloji üreten bir merkez haline gelebileceğini belirten Erkul, şirket kurma süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Dijital, sınır ötesi uyumlu ve çok dilli bir şirket kurulum altyapısının global girişimciler için ülkeyi ilk tercih edilen destinasyon yapabileceğini söyledi.
Erkul, yabancı girişimciler için bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması, şirket kuruluşundan vergi sistemine ve yatırım ortamına kadar birçok alanda yeni bir yaklaşımın zorunlu olduğunu aktardı. Klasik teşvik modellerinin ötesine geçerek girişimci dostu, öngörülebilir ve rekabetçi bir yapının kurulması gerektiğini ifade etti.
Hisse opsiyonları, şirket satış süreçleri ve gelir vergisi gibi alanlarda yapılacak düzenlemelerin Türkiye’yi bölgesel bir cazibe merkezine dönüştürebileceğine işaret etti. Girişimciler için hızlı ve güvenilir bir vize mekanizmasının oluşturulmasının da bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu kaydetti.
Erdem Erkul, yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarının yeni ekonominin temel belirleyicisi haline geldiğini dile getirdi. Sermayenin yeni formunun hesaplama gücü olduğuna dikkat çekerek, güçlü yapay zeka altyapısı oluşturmadan girişim çekmenin mümkün olmadığını belirtti.
Türkiye’nin bu alanda enerji, altyapı ve teşvik politikalarını yeniden ele alması gerektiğini ifade eden Erkul, güçlü bir ulusal bulut tabanlı yapay zeka ekosisteminin oluşturulmasının stratejik önem taşıdığını vurguladı. Ülkenin sadece girişim kurulan değil, aynı zamanda büyütülen ve global ölçekte çıkışların gerçekleştiği bir merkez olması gerektiğini ekledi.
Sermaye piyasalarının derinleştirilmesi, uluslararası borsalarla entegrasyon ve yatırımcı güvenini artıracak hukuki altyapının güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını söyleyen Erkul, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi olarak bu dönüşüm için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Türkiye’nin yapay zeka çağının üretim, veri, enerji ve erişim koridoru olması gerektiğini ifade etti.
Yorum Yap