Türkiye’deki HES’ler mart ayında yağışların etkisiyle üretimde rekor kırarak enerji bağımsızlığı hedefine önemli katkı sağladı.
Türkiye’deki hidroelektrik santraller (HES) mart ayında, artan yağışlar sayesinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 96’lık bir üretim artışı kaydetti. Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerine göre, 10 milyon 571 bin megavatsaate ulaşan bu üretim, son on yılın mart ayı ortalamasını yüzde 47 aştı. HES’ler, ülkenin mart ayındaki toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 36’sını karşıladı. Bu gelişme, Türkiye’nin enerjide yerli ve yenilenebilir kaynak kullanımını artırma hedefine önemli bir katkı sağladı.
TEİAŞ tarafından açıklanan verilere göre, mart ayında toplam elektrik üretimi 29 milyon 380 bin megavatsaat olarak gerçekleşti. Geçen yılın mart ayında akarsu ve barajlı santrallerde 5 milyon 384 bin megavatsaat üretim yapılmıştı. Mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar, hidroelektrik üretimindeki bu kayda değer artışın temel nedeni oldu.
Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember’de Enerji Analisti Çağlar Çeliköz, Türkiye’de mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışların HES’lere olumlu yansıdığını belirtti. Çeliköz, yılın ilk çeyreğinde barajlara gelen su miktarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 120 arttığını ifade etti. Bu durum, son yıllardaki kuraklığın ardından hidroelektrik üretiminin payının yaklaşık iki katına yükselmesini sağladı.
Çeliköz, elektrik üretiminde yenilenebilir payının artmasının sevindirici bir gelişme olduğunu vurguladı. Rüzgar ve güneş enerjisindeki kapasite artışına da dikkat çeken analist, mart ayında kurulu gücün geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16 artarak 42 gigavat seviyesine ulaştığını aktardı.
Bu yıl yenilenebilir enerji üretiminde yeni rekorlar beklediklerini söyleyen Çeliköz, özellikle mevcut barajlı HES’lere entegre edilecek yüzer ve karasal hibrit güneş enerjisi santrallerinin (GES) kuraklık dönemlerinde üretimi dengelemek açısından önemli bir çözüm sunduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu alandaki en az 8 gigavatlık hibrit GES potansiyelini hızla devreye alması gerektiğini belirtti.
Çeliköz, devam eden jeopolitik gelişmelerin enerji emtia fiyatlarını artırdığını dile getirerek, yerli ve yenilenebilir kaynaklardan sağlanan üretim artışının Türkiye’nin ithal kömür ve doğal gaza bağımlılığını azaltmada kritik rol oynadığını kaydetti.
Yorum Yap