Orta Doğu’daki gerilimler ve enerji fiyatlarındaki artış, Fed, ECB ve BoE gibi başlıca merkez bankalarının nisan ayı faiz kararları öncesi şahin beklentileri güçlendirdi.
Orta Doğu’da yükselen tansiyon ve küresel enerji tedarikindeki aksaklıklar, başlıca merkez bankalarının nisan ayı para politikası kararları öncesinde “şahin” beklentileri güçlendirdi. ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) gibi kurumlar, enflasyon endişelerinin artmasıyla faiz artırımı veya mevcut sıkılaşma politikalarını sürdürme yönünde adımlar atabilir. Küresel piyasalar, bu kritik kararları yakından takip ediyor.
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırısının ardından Orta Doğu’daki gerilimler bir ayı aşkın süredir devam ediyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri etkilemesi, küresel enerji tedarik zincirini olumsuz etkiledi. ABD ve İran’dan gelen çelişkili açıklamalar, küresel risk algısını yüksek tutarken petrol fiyatları da yükselişini sürdürdü.
Bu durum, küresel çapta enflasyon endişelerini artırarak para piyasalarında önemli değişimlere yol açtı. Merkez bankalarına yönelik “güvercin” beklentiler yerini “şahin” öngörülere bıraktı. Nisan ayında Fed, ECB, BoE, Japonya Merkez Bankası (BoJ), Yeni Zelanda Merkez Bankası (RBNZ), Güney Kore Merkez Bankası ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) gibi birçok kuruluşun para politikası kararları açıklanacak.
ABD Merkez Bankası’nın 29 Nisan’daki toplantısında politika faizini sabit tutması bekleniyor. Orta Doğu’daki çatışmaların enerji maliyetlerini artırması, Fed’in bu yılki faiz indirimi beklentilerini öteledi. Fed Başkanı Jerome Powell, gelişmelerin ABD ekonomisine etkilerinin belirsiz olduğunu daha önce ifade etmişti.
Para piyasalarında Fed’in nisanda faizi sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, yıl sonuna kadar olası faiz artırımı ihtimalleri de zayıf da olsa fiyatlanmaya başladı. Aynı gün Kanada Merkez Bankası’nın da faizi yüzde 2,25’te sabit tutacağı tahmin ediliyor.
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 30 Mart’taki toplantısında üç temel politika faizini 25 baz puan artırması bekleniyor. Orta Doğu gerilimi öncesinde ECB’nin faizleri sabit tutacağı öngörülüyordu. Avro Bölgesi, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan ve Rusya-Ukrayna Savaşı kaynaklı sorunlardan daha fazla etkilenme riski taşıyor.
Piyasalarda ECB’nin 25 baz puanlık artırım yapma ihtimali yüzde 65 olarak fiyatlanırken, yıl boyunca üç faiz artırımı daha gerçekleştirebileceği tahminleri öne çıktı. Macaristan, Polonya ve Rusya merkez bankalarının kararları da bölgede takip edilecek.
İngiltere Merkez Bankası (BoE) da Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatlarını yükseltmesiyle enflasyonist risklerin güçlenebileceği endişesi taşıyor. Bankanın 30 Nisan’da “şahin” adımlar atabileceği beklentisi piyasalarda etkili oluyor.
Para piyasalarında BoE’nin politika faizini yüzde 55 ihtimalle artırabileceği fiyatlanıyor. Mart ayındaki kararında BoE, gerilimin enflasyonu yukarı çekeceğini belirtmişti.
Asya’da, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) 28 Nisan’daki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırması yüzde 69 ihtimalle fiyatlanıyor. Bu artırım gerçekleşirse, banka yılın ilk sıkılaşma adımını atmış olacak.
Yıl boyunca iki faiz artırımı beklentileri sürerken, Orta Doğu geriliminin etkilerine yönelik yetkililerin açıklamaları yakından izleniyor. Güney Kore Merkez Bankası’nın 10 Nisan’daki kararında ise faizi sabit tutma görüşleri ağırlık kazanıyor.
Yeni Zelanda Merkez Bankası (RBNZ) ise 8 Nisan’daki kararında politika faizini sabit tutmaya devam edeceği yönünde güçlü beklentiler bulunuyor.
Yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yılın üçüncü para politikası kararı 22 Nisan’da açıklanacak. TCMB, son kararında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmuştu.
Banka, politika metninde jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümüne etkilerini yakından takip ettiğini belirtmişti. Analistler, mart ayı enflasyon verilerinin ve TCMB’nin karar metnindeki sinyallerin yatırımcılar tarafından dikkatle izleneceğini ifade etti.
Yorum Yap