Türk tekstil sektörü ilk çeyrekte 181 ülkeye ihracat yapsa da daralma yaşadı. Küresel yavaşlama etkili olurken, sektör 2026 için dijital dönüşüm hedefliyor.
Türk tekstil ve ham maddeleri sektörü, 2024 yılının ocak-mart döneminde 181 ülke ve serbest bölgeye 2 milyar 235 milyon dolar değerinde ihracat yaptı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, sektörün ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla değerde yüzde 8, miktarda ise yüzde 10 azaldı. Bu daralma, küresel ekonomik yavaşlamanın sektör üzerindeki etkilerini ortaya koydu.
Sektörün ocak-mart dönemindeki ihracat gelirlerinin büyük kısmı kumaş satışlarından geldi. Kumaş ihracatı 1 milyar 376 milyon dolar ile ilk sırada yer alırken, iplik 570 milyon dolar, elyaf ise 288 milyon dolar gelir sağladı.
İhracat yapılan ülke gruplarında Avrupa Birliği ülkeleri zirvede yer aldı. Bu bölgeye 872 milyon 880 bin dolarlık satış gerçekleşirken, toplam ihracatın yüzde 39’unu oluşturdu. Afrika ülkeleri 343 milyon 517 bin dolarla ikinci sırada yer alırken, Amerika ülkelerine yapılan ihracat yüzde 17,2 artarak 187 milyon 861 bin dolara ulaştı.
Ülke bazında ise İtalya, 187 milyon 8 bin dolarlık ihracatla ilk sırada bulundu. İngiltere’ye yapılan satışlar yüzde 20 artarak 144 milyon 133 bin dolara, İspanya’ya ise yüzde 4 artışla 143 milyon 390 bin dolara yükseldi.
Türkiye’nin önemli tekstil merkezlerinden Güneydoğu Anadolu Bölgesi, ocak-mart döneminde 447 milyon 858 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bölge, sektörün toplam ihracatında yaklaşık yüzde 20 paya sahip oldu.
Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mete Akcan, ihracattaki daralmanın küresel ölçekte yaşanan ekonomik yavaşlamanın bir yansıması olduğunu belirtti. Akcan, sektörde dönüşümün kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Mete Akcan, sektördeki durağanlığı aşmanın yolunu “geleneksel üretim modellerinden dijital ve çevreci üretime geçişten geçmektedir” sözleriyle açıkladı. Akcan, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi uygulamaların engel değil, rekabet gücünü artıracak bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Akcan, pazar stratejilerinde mevcut güçlü pazarlardaki konumun korunacağını belirtti. Ayrıca, teknik tekstil ve inovatif ürünlerle Amerika ve Uzak Doğu gibi yüksek potansiyelli pazarlarda etkinliğin artırılmasını hedeflediklerini ifade etti.
Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı, maliyet odaklı rekabetten değer ve teknoloji odaklı büyüme modeline geçişle küresel tekstilde daha güçlü bir konuma ulaşılacağını öngördü. Sektör, 2026 yılı sonuna kadar ihracattaki daralma eğilimini tersine çevirerek sürdürülebilir büyüme ivmesi yakalamayı hedefliyor.
Yorum Yap