EPDK, lisanssız elektrik üretiminde aylık mahsuplaşma yerine saatlik sistemi yürürlüğe koydu. Yeni düzenleme, tüketicilerin kendi enerji ihtiyacını karşılamasını hedefliyor.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), bugün aldığı kararla lisanssız elektrik üretiminde ‘saatlik mahsuplaşma’ uygulamasını nihai hale getirdi. Bu yeni düzenleme, sistemin temel yapısını koruyarak mahsuplaşma yöntemini aylık bazdan saatlik bazda uygulamaya geçirecek.
Saatlik mahsuplaşma modeli, tüketicilerin kendi elektrik ihtiyacını karşılamalarına odaklanacak. Bu çerçevede, tüketiciler bir önceki yılki elektrik tüketimlerinin en fazla iki katı kadar üretim yapma imkanına sahip olacaklar.
Tüketiciler, önceki yıl tüketimlerinin iki katına kadar yaptıkları üretimin kullanmadıkları kısmını satarak gelir elde edebilecek. Bu belirlenen sınırın üzerindeki üretim ise sisteme aktarılarak yenilenebilir enerji kaynaklarını destekleme mekanizmasına katkı sağlayacak.
Yeni modelde, tüketiciler elektriği ürettikleri saatlerde kendi abone grubuna uygulanan tarife üzerinden sisteme satış yapacak. Elektrik tükettikleri saatlerde ise tedarikçileriyle yaptıkları ikili anlaşma fiyatı üzerinden alım gerçekleştirecekler.
Bu yapı, üretim ve tüketimin farklı saatlerde gerçekleştiği durumlarda gelir ve harcama kalemlerinin piyasa koşullarına uygun olarak ayrı ayrı oluşmasına olanak tanıyacak.
Aylık mahsuplaşma sisteminde, tüketiciler üretimin tüketimi karşılayan kısmını kullanırken, kalan üretimden bir önceki yılki toplam tüketim miktarını aşmayacak şekilde gelir sağlıyordu.
EPDK’nın örnek hesaplamaları, saatlik ve aylık mahsuplaşma arasındaki farkı bir senaryoyla açıklıyor. Geçen yıl 1000 kilovatsaat elektrik tüketen bir abone, 2000 kilovatsaat üretim yaptığında, aylık mahsuplaşmada her ay üretim ve tüketim farkı üzerinden ilerliyordu.
Bu senaryoya göre, bir ayda 250 kilovatsaat üretim ve 100 kilovatsaat tüketim gerçekleştiğinde, aradaki 150 kilovatsaat için ödeme alınıyordu. Yıl sonunda ise toplamda en fazla 1000 kilovatsaatlik üretimden gelir elde edilebiliyordu.
Saatlik mahsuplaşmada ise üretim ve tüketimin aynı saat dilimlerinde gerçekleşip gerçekleşmediği belirleyici rol oynuyor. Aynı örnekte, 40 kilovatsaatlik üretim tüketimle eş zamanlı gerçekleşirken, 210 kilovatsaat üretim farklı saatlerde sisteme verildi.
Öte yandan, 60 kilovatsaatlik tüketim ise üretimin olmadığı saatlerde meydana geldi. Bu durum, tüketicinin enerji yönetimini daha aktif hale getiriyor.
Bu senaryoda tüketici, 210 kilovatsaatlik üretimi için satış geliri elde ederken, üretimin olmadığı saatlerdeki 60 kilovatsaatlik tüketimi için elektrik satın alıyor. Yıl genelinde ise 1450 kilovatsaatlik üretimden gelir sağlanırken, 450 kilovatsaatlik tüketim için ödeme yapılıyor.
Bu sayede yaklaşık 1000 kilovatsaatlik toplam denge korunurken, tüketicinin elde edeceği sonuç elektriği hangi fiyatlardan aldığına bağlı olarak farklılık gösteriyor. Her iki mahsuplaşma sisteminde de 2000 kilovatsaat üzerindeki toplam üretim bedelsiz olarak değerlendiriliyor.
Aylık ve saatlik mahsuplaşma sistem düzenlemesinde bedelsiz üretime düşen miktar artmayacak. Yeni sistemde, tüketicilerin tedarikçileriyle yaptıkları ikili anlaşmaların koşulları gelir yapılarını doğrudan etkileyecek.
Kendi abone grubuna uygulanan tarifenin altında ikili anlaşma fiyatı belirleyen tüketiciler, saatlik mahsuplaşma ile ilave gelir elde edebilecek. Farklı fiyat seviyelerindeki anlaşmalar, tüketicilerin gelir yapısının şekillenmesine önemli katkı sunacak.
Gerçek tüketim verileriyle yapılan analizler, aylık mahsuplaşmada 3 milyon 314 bin 497 lira gelir sağlayan bir sanayi tesisinin, saatlik mahsuplaşmada 3 milyon 252 bin 375 lira gelir elde edebileceğini gösteriyor. Bu durum, tüketicinin tedarikçisiyle yaptığı ikili anlaşma fiyatına göre gelir yapısının değişebileceğini ortaya koyuyor. Söz konusu fark, ikili anlaşma fiyatının etkin yönetimiyle avantaja dönüştürülebilir.
Yeni düzenleme, özellikle Piyasa Takas Fiyatı’nın (PTF) yüksek olduğu zaman dilimlerinde tüketim bedelinin daha etkin yönetilmesini amaçlıyor. Aylık mahsuplaşma, fiyat değişimlerini sistem içinde dengelerken, saatlik model tüketicinin yüksek fiyatlı saatlerde tüketimini daha avantajlı yönetmesine olanak tanıyor.
Bu yeni kurgu, tedarik piyasasının gelişmesine katkı sunarak, yüksek fiyatlı saatlerde enerji yönetimini doğru yapan abonelerin finansal verimliliğini artırmayı hedefliyor. Sektörde şeffaflığı ve aktif piyasa katılımını amaçlayan bu dönüşüm, yarın itibarıyla uygulamaya geçecek.
Yorum Yap