Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam Ekonomi Zirvesi’nde küresel finans sistemini eleştirdi. Borç ve faiz odaklı sistemin fırsatları heba ettiğini belirten Erdoğan, adalet ve üretime dayalı yeni bir paradigmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, küresel finans sisteminin son 20 yılda birçok fırsatı heba ettiğini belirtti. Erdoğan, mevcut sistemin borca ve faize dayalı yapısının krizlerin kök nedenlerini çözmek yerine sorunları ertelediğini vurguladı.
İstanbul’un kültürel ve coğrafi önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılan misafirleri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Zirvede yapılacak tespit ve tekliflerin İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlı olmasını diledi.
Erdoğan, yurt dışından gelen konuklara İstanbul’un güzelliklerini keşfetmeleri tavsiyesinde bulundu. Ayrıca, İslami finansın öncülerinden Şeyh Salih Abdullah Kamil’i rahmetle anarak, onun fikirlerini yaşatan Abdullah Salih Kamil’e teşekkür etti.
Zirvede, sermayenin sürdürülebilir kalkınma için yapılandırılması temasıyla nitelikli tartışmalar yapıldı. Akademisyenler, politika üreticileri ve uzmanlar, sermayenin İslam ekonomisindeki rolünü etik, stratejik ve pratik boyutlarıyla ele aldı. Dijital dönüşüm ve yönetişim gibi güncel konular da masaya yatırıldı.
Erdoğan, zirveyi mevcut engellerin aşılması ve alternatif çözümlerin geliştirilmesi için yeni bir kilometre taşı olarak gördüğünü ifade etti. Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen kurumlara ve organizasyonun partnerlerine teşekkürlerini iletti.
Konuşmasında Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki İsrail saldırılarına da değinen Erdoğan, bölgesel istikrarın savaşlar ve belirsizlikler nedeniyle giderek daha fazla tahrip olduğunu belirtti. İran merkezli savaşın küresel etkilerine de dikkat çekti.
Küresel borçluluğun 350 trilyon dolara ulaştığını belirten Erdoğan, borca dayalı finans mimarisinin sürdürülebilir olmadığını söyledi. Ameliyat gerektiren rahatsızlıkların pansumanla tedavi edilemeyeceğini ifade etti.
Erdoğan, adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan bir ekonomik paradigmaya geçilmeden finansal krizlerin önlenemeyeceğini vurguladı. “Dünya beşten büyüktür” tespitinin sadece uluslararası konjonktürü değil, ekonomik eşitsizlikleri ve sömürüyü de kapsadığını belirtti.
İslam ekonomisinin prensiplerinin sahiplenilmesiyle hedeflere daha çabuk ulaşılacağını söyleyen Erdoğan, “bereket” kavramının önemine dikkat çekti. Helal yollardan elde edilen kazancın önemini vurgulayan Erdoğan, faizin olduğu yerde bereketin olmayacağını ifade etti.
İslam iktisadının adalet, ahlak, risk paylaşımı ve sosyal refah gibi değerleri esas aldığını belirten Erdoğan, katılım finansının tüm dünya için daha adil bir model olduğunu söyledi. Katılım finansının yeni bir küresel finans mimarisinin inşasına katkı sağlayacağını düşündüğünü dile getirdi.
Türkiye’nin ekonomik kalkınması ve finansal istikrarı açısından katılım finans sistemini stratejik bir unsur olarak gördüklerini belirten Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi’nin iki önemli taşıyıcısından birinin katılım finans olduğunu hatırlattı. Ülkeyi yatırım, üretim ve finansal araçların bir araya geldiği bir bağlantı noktası yapma çabalarını sürdürdüklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürürlüğe giren yasal düzenlemelerle yatırım cazibesini artıracak teşvik programlarını hayata geçirdiklerini açıkladı. İstanbul Finans Merkezi’ndeki katılım finans kuruluşlarına yönelik kurumlar vergisi matrah indirimi süresinin uzatıldığını, finansal faaliyet harç muafiyetinin artırıldığını ve çeşitli vergi istisnaları ile avantajların devreye alındığını belirtti. Ayrıca, şirketlerin transit ticaret ve yurt dışı aracılık faaliyetlerinden elde ettikleri gelirlerin kurumlar vergisinden muaf tutulduğunu ve İstanbul Finans Merkezi’nde “tek durak ofis”in hizmete açıldığını duyurdu.
Yorum Yap