Kurban Bayramı’nda artan et tüketimi ve hareketsizlik ‘Tatil Kalbi Sendromu’ riskini artırıyor. Uzmanlar, özellikle risk grubundakileri uyarıyor.
Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi ve hareketsiz yaşamın kalp sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturabileceği belirtildi. Yurt dışında ‘Holiday Heart Syndrome’ olarak bilinen ve bayram dönemlerinde daha sık görülen ‘Tatil Kalbi Sendromu’ riskine dikkat çekildi. Uzmanlar, özellikle risk grubundaki vatandaşların bayram süresince ölçülü davranması gerektiğini vurguladı.
Bayram dönemlerinde acil kardiyolojik rahatsızlıkların ve kalp krizi vakalarının arttığı gözlemleniyor. Yapılan çalışmalarda, yoğun yemek tüketiminin olduğu dönemlerde acil kardiyoloji başvurularında yüzde 30-40 oranında artış görüldüğü belirtildi. Türkiye’de de Kurban Bayramı’nda benzer bir durumun yaşandığı, hatta daha ağır olabileceği ifade ediliyor.
Kurban Bayramı boyunca günlerce süren kırmızı et, kavurma ve sakatat tüketimi, yüksek kolesterol, doymuş yağ ve tuz alımını artırıyor. Pilav, börek ve ayran gibi ek ürünlerle birlikte vücuda alınan tuz yükü daha da yükseliyor. Bayramlarda genellikle hareketsiz bir yaşam tarzı benimsenmesi, kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor.
Özellikle 40 yaş üstü, hipertansiyon, diyabet, hiperlipidemi, sigara kullanımı ve kilo fazlası olan kişilerin bu dönemde daha dikkatli olması gerekiyor. Et tüketiminin yanı sıra bol yeşillik tüketmek, öğün aralarını açmak ve porsiyonları küçültmek önem taşıyor. Ağır yemeklerin ardından şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmesi öneriliyor. Sigara tüketiminden kaçınılması ve mümkünse kısa yürüyüşler yapılması tavsiye ediliyor.
Büyükbaş hayvan kesimi, ciddi fiziksel güç gerektiriyor. Yakın zamanda kardiyak kontrol yaptırmamış kişilerin bu konuda dikkatli olması gerektiği belirtiliyor. 40 yaş üstü bireylerin kendilerini zinde hissetseler bile, ani ve yoğun fiziksel yüklenmenin altta yatan damar tıkanıklıklarını tetikleyebileceği uyarısı yapılıyor. Risk grubundaki kişilerin profesyonel destek alması hayati önem taşıyor.
Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve baskı hissi gibi belirtiler hafife alınmamalıdır. ‘Çok yemek yedim, hazımsızlıktır geçer’ düşüncesi yanlış olabilir. Bu tür şikayetler varlığında vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Ayrıca, ağır yemeklerin ardından uzun yolculuklara çıkılmaması öneriliyor.
Yorum Yap