Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin küresel üretimdeki yükselişini ve yüksek teknoloji hedeflerini Boğaziçi Üniversitesi’nde detaylandırdı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen 12. Inspiring Best Practices Forum’da konuştu. Bakan Kacır, Türkiye’nin planlı sanayileşme hamleleri ve katma değerli üretim odaklı politikalarla küresel üretimin merkez üsleri arasına yükseldiğini belirtti. AR-GE kültürünün benimsenmesi ve nitelikli insan kaynağına yapılan yatırımların bu başarıda önemli rol oynadığını vurguladı.
Bakan Kacır, dünyanın derin bir yapısal dönüşüm ve çok katmanlı krizler eşiğinde olduğunu ifade etti. Küresel ekonomide serbest ticaret yaklaşımının terk edildiğini ve yerelde üretim ile dost ülkelerden tedarikin yaygınlaştığını kaydetti. Kamu otoritelerinin stratejik sektörleri korumak ve öz yeterliliği sağlamak için daha aktif sanayi politikaları yürüttüğünü söyledi.
Yapay zeka, yarı iletkenler, uzay ve kuantum gibi yenilikçi teknolojilere yön verenlerin, bu alanlardaki kapasiteyi uluslararası ticaret ve diplomaside kaldıraç olarak kullandığını dile getirdi. Türkiye’nin bu büyük dönüşümün işaretlerini erken dönemden okuduğunu ve Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde adımlar attığını aktardı.
Türkiye’nin askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider konumda olduğunu belirten Kacır, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde ise Avrupa lideri olduğunu vurguladı. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar ve rüzgar türbini üretiminde de Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını ekledi.
AR-GE teşvik mekanizmalarıyla inovasyon altyapısının güçlendirildiğini açıklayan Bakan Kacır, 2002’de 1,2 milyar dolar olan AR-GE harcamalarının 19,9 milyar dolara yükseldiğini bildirdi. Aynı dönemde 29 bin olan AR-GE personeli sayısının ise 310 bini aştığını kaydetti.
Türkiye’nin kendi insansız hava araçlarını, füzelerini, mühimmatını, jet motorlarını, uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radar ve elektronik harp sistemlerini geliştiren ve üreten bir ülke haline geldiğini ifade etti. Otomotiv sektöründeki büyük dönüşümde, fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen Türkiye’ye ait olan TOGG ile küresel sahnede yer alındığını belirtti. Elektrikli, bağlantılı, otonom ve akıllı mobilite teknolojilerinin Türkiye için yeni bir atılım sahasına dönüştürüldüğünü sözlerine ekledi.
Türkiye Yüzyılı’nda ülkeyi yüksek teknolojide üst lige taşımak amacıyla destek enstrümanlarını güncellediklerini ve yeni programları devreye aldıklarını dile getirdi. Tarihin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30 ile stratejik alanlarda büyük teknoloji yatırımlarının ülkeye kazandırılması için önemli adımlar atıldığını söyledi.
Planlı sanayi alanlarının büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak kapsamlı bir sanayi alanları planı hazırlandığını duyurdu. Bu planın ilk aşamasında, Orta Anadolu Samsun-Mersin hattında 13 ilde toplam 60 bin hektar büyüklüğünde 17 yeni mega endüstri bölgesi inşa edileceğini açıkladı.
Bu bölgelerin çalışanlar için lojman, sanayi ve teknoloji kolejleri gibi sosyal imkanlara sahip olacağını, demiryolları ile limanlara bağlanacağını belirtti. Ayrıca döngüsel ekonomiyi ve yeşil üretimi esas alacak bu bölgelerin, büyük ölçekli veri merkezi yatırımları ile dijital dönüşümü hızlandıracağını ifade etti. Planın sonraki aşamalarında Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak hatlarında yeni yatırım alanları oluşturulacağını ekledi.
Türkiye’nin potansiyelinin bugün bulunduğu noktanın çok daha ötesinde olduğunun altını çizen Bakan Kacır, önümüzdeki dönemde nükleer reaktörlerden kuantum teknolojilerine, yarı iletkenlerden yapay zekaya kadar birçok alanda adımlar atılacağını bildirdi. Ülkenin yüksek teknolojili üretimde bir üst lige taşınacağını vurguladı.
Fiber iletişim, 5G ve bulut bilişim altyapı yatırımları ile yerli ve milli siber güvenlik çözümleriyle Türkiye’nin güvenli dijital ekonominin önde gelen merkezi haline getirileceğini belirtti. Bu dönemin, Türkiye’yi yüksek teknolojide bölgesinde merkez, dünyada ise oyun kurucu bir güç haline getirmek için kararlı adımlar atıldığı bir dönem olacağını ifade etti.
2030 yılına kadar Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn’ların toplam 100 milyar dolar değerlemeye ulaşmasını hedeflediklerini söyledi. Milyar dolar değerlemeye ulaşma potansiyeline sahip girişimlerin ihtiyaçlarına yanıt veren Turcorn 100 Programı’nı hayata geçirdiklerini açıkladı.
2024’te uygulamaya alınan çalışanlara hisse opsiyonu düzenlemesinden girişimlerin daha etkin yararlanabilmesi için yenilikler yapıldığını dile getirdi. Müteşebbislerin finansmana erişimini açmak adına 2007’den bu yana devreye alınan fon ve fonların fonu mekanizmalarıyla 5,8 milyar liralık kaynağın girişim ekosistemine yönlendirildiğini vurguladı. Bu kaynağın, oluşturduğu kaldıraç etkisiyle 130 milyar liralık bir fon hacminin gerçekleşmesini sağladığını belirtti.
Bakan Kacır, Türkiye’yi Türkiye Yüzyılı’nda daha müreffeh ve daha güçlü bir konuma taşıyacak program ve projelerin gerçek anlamda değer üretmesini sağlayacak ana unsurun insan kaynağı olduğunu vurguladı. Türkiye’nin gerçek gücünün ve potansiyelinin gençlerinde saklı olduğunu ekledi.
Son 23 yılda kurulan altyapılar ve araştırma ekosistemine sağlanan desteklerle üniversitelerin bilimsel bilgi üretme kapasitesinin önemli ölçüde güçlendiğini ifade etti. Günümüzün dinamik dünyasında, üniversitelerin yenilikçi iş fikirlerinin olgunlaşması, girişimcilik ruhuna sahip bireyler yetiştirmesi ve kalkınmaya daha fazla katkı sunması gerektiğini belirtti.
Yorum Yap