TCMB Başkanı Karahan Savaşın Dezenflasyon Sürecine Etkisini Değerlendirdi

TCMB Başkanı Fatih Karahan, TBMM’de yaptığı sunumda jeopolitik gelişmelerin dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini ancak fiyat istikrarı kararlılığının sürdüğünü belirtti.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
TCMB Başkanı Karahan Savaşın Dezenflasyon Sürecine Etkisini Değerlendirdi

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı sunumda, şubat sonunda başlayan ABD/İsrail ile İran arasındaki savaşın enerji fiyatlarını kesin olarak artırdığını belirtti. Karahan, bu jeopolitik gelişmelerin dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini ancak fiyat istikrarı hedefine ulaşma kararlılıklarını sürdürdüklerini vurguladı. TCMB’nin tüm para politikası araçlarını bu amaç doğrultusunda kullanmaya devam edeceğini aktardı.

Petrol fiyatlarındaki oynaklık son dönemde azalmasına rağmen tarihsel ortalamasının üzerinde seyrediyor. Endüstriyel metal ve tarımsal emtialar kaynaklı olarak enerji dışı fiyatlarda da artış gözlemlendi. Bu durum, küresel ölçekte manşet enflasyonun yükselmesine neden oldu.

Küresel çapta para politikalarının bu duruma ilk tepkisi sınırlı kaldı. Gelişmiş ülkelerde daha önce beklenen faiz indirimlerinin ertelendiği görüldü. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıl boyunca politika faizini değiştirmeyeceği fiyatlanırken, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yılın ikinci yarısında politika faizini artırması bekleniyor.

Ekonomik Göstergeler ve Cari Açık Görünümü

Sıkı para politikaları, talep kompozisyonunda dengeli seyrin devam etmesini sağladı. 2025’te tüketimin büyümeye katkısının 2023’e kıyasla belirgin gerilemesi, yatırımların katkısının ise sürmesi bekleniyor. Küresel ticaretteki zorluklara rağmen geçen ay ihracatta artış, ithalatta ise azalış kaydedildi.

Yüksek enerji fiyatları nedeniyle enerji ithalatı artsa da, altın ve enerji hariç ithalatta düşüş yaşandı. Böylelikle dış ticaret açığı nisan ayında ilk çeyreğe kıyasla geriledi. Cari açık, yılın ilk çeyreğinde dış ticaret ve hizmetler dengesindeki görünüme bağlı olarak artış gösterdi ancak milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında kaldı.

Savaşın enerji fiyatlarında tetiklediği hızlı yükseliş, mart ayındaki enerji ithalatında belirgin artışa neden oldu. Korumacı önlemlerin küresel talep üzerindeki aşağı yönlü risklerine, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki artışın faaliyeti sınırlayıcı ikincil etkileri eklendi. Bu gelişmeler yılın geri kalanında dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor.

Merkez Bankası, 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyor.

Enflasyon Seyri ve Beklentiler

Nisan itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,4 seviyesinde gerçekleşti. Mayıs 2024’te ulaşılan zirveyle kıyaslandığında enflasyonda belirgin bir düşüş yaşandı. Ancak Karahan, enflasyonun hala yüksek seyrini koruduğunu ifade etti.

Enflasyonun yakın dönemdeki seyrini değerlendirmek için ana eğilim göstergelerine başvuruldu. Göstergelerin son üç aylık ortalamaları, enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor. Yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarında, enflasyon temel mal ve hizmet gibi çekirdek gruplarda yavaşlarken, gıda ve enerjide yükseldi.

Nisan ayı tüketici enflasyonunun seyrinde enerji, gıda ve giyim fiyatları öne çıktı. Akaryakıt fiyat gelişmelerinin etkisiyle ulaştırma hizmetlerinde fiyat artışları güçlü seyretmeye devam etti. Martta ılımlı seyreden gıda fiyatları nisanda tekrar hızlandı.

Petrol fiyatlarındaki artışın yansımasıyla petrokimya ürünleriyle bağlantısı güçlü kalemlerde de fiyat artışları yaşandı. Yakın dönemde Orta Doğu’da başlayan gerilim, negatif arz şoklarına yol açarak enflasyonist baskıları artırdı. Yurt içi enerji fiyatları, petrol ve doğal gaz fiyatları öncülüğünde hızlandı ve enerji yıllık enflasyonu son iki ayda 19 puan arttı.

Tetiklenen maliyet artışları sonucunda elektrik ve doğal gaz tarifelerinde güncellemeye gidildi. Özellikle doğal gazda meskenler için kademeli fiyat uygulamasına geçilmesiyle fiyat artışı belirgin oldu. Ham petrol fiyatlarındaki artışların tüketici fiyatlarına etkisini sınırlamak amacıyla akaryakıt ürünlerinde eşel mobil sistemi devreye alındı ve bu sistem enflasyona yansımayı önemli ölçüde sınırladı.

Hizmet enflasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahan, 2025’te hizmet enflasyonunun yüksek seyrinde kira ve eğitim hizmetlerinin önemli rol oynadığını belirtti. Bu iki kalemde de geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin yüksek etkisi gözlemlendi. Son bir yıllık dönemde her iki kalemde de enflasyonda önemli düşüşler yaşandı, bu durum hizmetlerdeki ataletin güç kaybetmeye başladığına işaret ediyor.

Kira ve eğitim dışında kalan hizmet kalemlerinde ise tüketici enflasyonuna daha yakın bir görünüm ortaya çıktı. Gelecek dönemde hizmet enflasyonu üzerinde etkili olabilecek bazı faktörlere değinildi. Mevsim etkilerinden arındırılmış yakın dönem kira verileri ve yeni kiracı kira endeksi, enflasyon eğiliminin aşağı yönlü olduğunu gösteriyor.

Eğitim tarafında da fiyat ayarlamalarına dair düzenlemelerde, geçmiş 24 ayın enflasyonu yerine 12 ayın etkisini yansıtacak şekilde değişikliğe gidilmesi önemli bulundu. Enflasyon beklentileri, bir önceki sunum dönemiyle kıyaslandığında arzu edilen ölçüde gerilemedi. Beklentiler, halen enflasyon tahminlerinin üzerinde seyrediyor.

Yılın ilk aylarında gıda fiyatları yüksek seyrederken, sonraki dönemde Orta Doğu’daki gelişmeler enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Buna istinaden enflasyon beklentilerinde bozulma gözlemlendi. Jeopolitik gelişmelerin olası ikincil etkileri bu dönemde önem taşıyor ve gerilimin süresi enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru olarak değerlendiriliyor.

Para Politikası ve Rezerv Gelişmeleri

Şubat sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilim kaynaklı artan belirsizlikler, ham petrol, doğal gaz ve emtia fiyatlarında yüksek oynaklıklara ve artışa neden oldu. Karahan, söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla zamanlı bir şekilde bazı tedbirler aldıklarını anlattı.

TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirler sıkı para politikası duruşunu desteklemek üzere uygulanmaya devam ediyor. TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeler finansal koşullara göre revize ediliyor. KKM hesaplarının açılması ve yenilenmesi uygulaması 2025’te sonlandırılmış olup bu hesaplarda çok sınırlı bir bakiye kaldı.

Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırları kullanılıyor. Son dönem jeopolitik gelişmeler sonrasında aktif likidite yönetimi politikası ile parasal aktarım mekanizması güçlendiriliyor. 2025’in ikinci yarısından itibaren politika faizinde yapılan indirimler, şubat sonundaki jeopolitik gelişmelere kadar olan dönemde mevduat ve kredi fiyatlamalarına beklentileri ölçüsünde yansıdı.

Geçen yıldan itibaren kıymetli maden fiyatlarındaki hızlı yükseliş ve artan jeopolitik riskler sonucunda TL payı zaman zaman dalgalandı. Ancak sıkı para politikası duruşu, yurt içi yerleşiklerin TL mevduat tercihinin korunmasında rol oynadı. Nitekim TL mevduatın payı yüzde 59 ile tarihsel ortalamasına yakın seviyede kalmaya devam ediyor, yatırım fonları da dahil edildiğinde bu görünüm değişmiyor.

Yaşanan jeopolitik gelişmeler sırasında hane halkında döviz talebi oluşmadı. Mart ayının son haftasında altın fiyatlarında görülen hızlı gerileme, hane halkının altın talebinde bir yükselişe yol açtı. Ancak takip eden dönemde altın fiyatlarının daha dengeli bir patikaya oturmasıyla bu talebin sona erdiği görüldü; döviz tarafında ise satış eğilimi devam ediyor.

Savaş döneminde artış kaydeden risk ve oynaklık göstergelerinde ateşkes görüşmeleri sonrasında gerileme yaşandı. Jeopolitik gelişmeler sonucu 27 Mart’ta 155 milyar dolara gerileyen brüt rezervler, takip eden dönemde 16 milyar dolar artış göstererek 24 Nisan’da 171 milyar dolara ulaştı. Swap hariç net rezervler ise 17 milyar dolar artışla 36 milyar dolara yükseldi.

Jeopolitik gelişmelerin de neden olduğu arz şokları dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de, bu durum fiyat istikrarına ulaşma yolundaki kararlılığı değiştirmeyecek. Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları, para politikası duruşuyla şekillenecek. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceği belirtildi, çünkü fiyat istikrarı sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur.

Yorum Yap

Benzer Haberler
TÜİK 2025 Çiğ Süt Üretim Verilerini Açıkladı Yüzde 4,9 Düşüş Yaşandı
TÜİK 2025 Çiğ Süt Üretim Verilerini Açıkladı Yüzde 4,9 Düşüş Yaşandı
Cumhurbaşkanlığı Ofisi Türkiye’nin 2025 Yılı 21,1 Milyar Dolarlık UDY Projelerini Açıkladı
Cumhurbaşkanlığı Ofisi Türkiye’nin 2025 Yılı 21,1 Milyar Dolarlık UDY Projelerini Açıkladı
Türk Lirasıyla İhracat Nisanda Yüzde 56,6 Arttı
Türk Lirasıyla İhracat Nisanda Yüzde 56,6 Arttı
TCMB Başkanı Karahan Savaşın Dezenflasyon Sürecine Etkisini Değerlendirdi
TCMB Başkanı Karahan Savaşın Dezenflasyon Sürecine Etkisini Değerlendirdi
Orta Doğu Gerilimi Küresel Piyasaları Sarstı Petrol Fiyatları ve Tahvil Getirileri Yükseldi
Orta Doğu Gerilimi Küresel Piyasaları Sarstı Petrol Fiyatları ve Tahvil Getirileri Yükseldi
Borsa İstanbul BIST 100 Endeksi Yeni Rekorla Kapanış Yaptı
Borsa İstanbul BIST 100 Endeksi Yeni Rekorla Kapanış Yaptı
Haberin Doğru Adresi
Tarsus Gazetesi

Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Bölgenin en iyi haber sitesidir. Tarsus Haber gazetesi güncel doğru haberin adresi.

2025 Logo Haber © Tüm hakları saklıdır. Seobaz Haber Teması