Nükleer santral projelerinde yeni finansman seçenekleri pazarı büyütecek

rusya devlet atom enerjisi kurumu rosatom, yeni nükleer santral projeleri için daha geniş finansman seçenekleri görüyor. rosatom finans müdürü ılya rebrov, dünya nükleer birliği’nin düzenlediği “stratejik e-forum-2020” forumunda tartışılan nükleer projelere yatırım çekilmesinin, sektör için ‘en önemli öncelik’ haline geldiğini söyledi.

Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom, yeni nükleer santral projeleri için daha geniş finansman seçenekleri görüyor. Rosatom Finans Müdürü (CFO) Ilya Rebrov, Dünya Nükleer Birliği’nin düzenlediği (WNA) “Stratejik e-Forum-2020” forumunda tartışılan nükleer projelere yatırım çekilmesinin, sektör için ‘en önemli öncelik’ haline geldiğini söyledi.

Rosatom Finans Müdürü Ilya Rebrov, yeni projeler için özel finansman fırsatlarının arttığını belirterek, Rosatom’un yakın zamandaki rüzgar enerjisi uzmanlığından da yararlanmayı umduğunu ifade etti. Rebrov,

“Finansman, Rosatom’un yeni tesisler inşa etmeyi planlayan müşterilerinden gelen ana sorulardan biri. Ancak finansman kaynakları ve mekanizmaları farklı. 10 yıl önce Rosatom, ‘temel düzenleyici hizmetleri’ ile birlikte geleneksel endüstri seçeneği olan mühendislik, tedarik ve inşaat sözleşmesini sunuyordu. Ancak bu zaman içinde ‘entegre teklif’ aynı zamanda bir yap-sahip ol-işlet modeli de içermeye başladı”

dedi.

Rosatom’un yeni finansman modeli pazarı güçlendirecek

Nükleer tesislerin inşa edilmesine yönelik projelerin, kural olarak devletin koruması altında uygulandığını ve nadir durumlarda özel yatırımcıların bu tür projelere katılmaya davet edildiklerini kaydeden Rebrov, konuşmasına şöyle devam etti:

“Ancak şimdi durum değişiyor. Şu anda kabul etmeliyiz ki; yeni inşaat pazarı çok daha geniş olacak. Pazar, Rosatom’un entegre teklifi durumunda, projenin finansmanı veya eş finansmanı ile desteklenecektir. Nükleer endüstrideki ve elektrik enerjisi endüstrisinin diğer bölümlerindeki yeni projelerin çoğunun tam proje finansmanı ile uygulanabileceğine inanıyorum. Bu oldukça kapsamlı bir güç gerektirir. Kredi fonları toplam hacmin yüzde 70’ini veya daha fazlasını oluşturabilir. Projenin işletme nakit akışı ana yatırım getirisi kaynağıdır. Projenin tüm riskleri azaltılabilir ve yatırımlar proje şirketinin teminat varlıkları ile güvence altına alınır.”

Proje finansman araçlarının uygulanmasının uzun bir yolculuk olduğunu belirten Rebrov,

“Rosatom küçük projelerle başladı ve her yıl proje finansman araçlarını nükleer santral projelerine uygulamak için uzmanlık oluşturmak üzere projelerin boyutunu ve kapsamını artırdık. Potansiyel yatırımcılar için ilk temel zorluk, yeni inşa edilen bir projeye özgü uzun yatırım aşamasına başlama konusundaki isteksizliklerinin üstesinden gelmesidir. Kimse bu kadar uzun bir süreyi kabul etmek istemez. Ancak belirsizlik aşaması, girişimin genel süresinden çok daha küçüktür. Proje geliştiricisinin, yatırımcının ‘yeterli güvenlik’ ihtiyacını karşılaması gerekir. Herkes devlet garantilerini ve her türden devlet güvenliğini ister. Bizim çok sayıda güvenlik için kullanılan bazı satın alma sözleşmelerimiz, fark sözleşmelerimiz ve teminat olarak kullanılabilecek diğer bazı sözleşmelerimiz var. Projenin operasyonel aşaması için de tahvil kullanıyoruz. Yatırımcılar, projenin zamanında ve herhangi bir önemli maliyet aşımı olmaksızın uygulanacağına dair garantiler istiyor, çünkü diğer şirketlerle küresel olarak çok iyi olmayan gecikmeler ve maliyet aşımlarının bir kaç örneği bulunuyor. Ticari proje risklerinin bir kısmını yatırımcılarla nasıl paylaşacağımızı veya nasıl karşılayacağımızı tartışabiliriz, ancak siyasi veya yasal olarak hiçbir yatırımcı tarafından kabul edilemeyen riskler vardır. Bunlar yalnızca ev sahibi şirket ve projeyi sağlayıcı tarafından karşılanabilir”

diye konuştu.

Elektrik sektörü de dahil olmak üzere diğer büyük altyapı projelerinin aksine, bir nükleer enerji santralinin binalar ve ekipman gibi varlıklarının kredi için teminat olarak kullanılamadığının altını çizen Rebrov,

“Yatırımcılar teminat olarak bu tür varlıklara sahip olmak istemez veya bu tür varlıklara sahip olamaz”

ifadelerini kullandı.

Bu konudaki bir diğer güçlüğün de, bazı bankaların nükleer endüstriyle çalışmama konusunda yerleşik bir politika yürütmeleri olduğunu kaydeden Rebrov sözlerine şöyle devam etti:

“Rosatom, bunun üstesinden gelmek için yatırımcıları, ancak teknik tasarım ve operasyonel planlar tamamlandıktan, ev sahibi ülkeden lisanslar alındıktan ve proje için tedarik zinciri oluşturulduktan sonra projeleri hakkında ayrıntılı konuşmaya davet ediyor. Bu, genel proje risk seviyesinin yatırımcılar için uygun olduğunu anladığımız zamandır. Ve bu zamandan sonra evrak üzerinde daha ayrıntılı olarak çalışmaya başlarız.”

Rüzgar santrali yatırımında da özel bir finansman çözümü

Rosatom, son yıllarda rüzgar enerjisi üretimi de dahil olmak üzere bir kaç yeni iş alanına girmiş durumda. Şirket, ilk rüzgar enerjisi projesi için devletle kapasite tedarik anlaşmasına konulan garantili elektrik fiyatı ve yatırım getirisi oranını içeren özel bir finansman çözümü de geliştirmişti. Rebrov, bu konuyla ilgili olarak da şunları söyledi:

“Sonuç olarak şu şartları başardık; banka projeyi yüzde 90 oranında finanse etti ve daha da önemlisi, geri ödeme süresi boyunca operasyonel aşamada Rosatom veya iştiraklerine yönelik rücu hakkı bulunmuyor. Diğer yüzde 10 ise Rosatom’un kendisi tarafından sağlanır. Bunun en iyi uygulama olarak görülebileceğine inanıyoruz. Elbette bunu nükleer projelerimizde kullanmayı umuyoruz. Bankaların gündeminde çoğu durumda nükleer projeler görmüyoruz. Çünkü projeler çok karmaşık, birçok aşaması ve çok sayıda katılımcısı var. Bankalar için bu karmaşıklığı anlamamız ve tüm süreci daha şeffaf hale getirmemiz gerekiyor.”

Name
Price
%+/-
BP
388.65
+0.58
Royal Ba...
318.25
+0.32
Inmarsat
214.19
-0.43
Döviz Kuru
BIST
1119
USD/EUR
1,1646
ABD Doları
0,84087
Euro
8,9281
İngiliz Sterlini
9,7614
Japon Yeni
7,2735
Rus Rublesi
1,9661
SA Riyali
1,837
Altın
0,84087
En Son Yorumlar