Palantir, CEO Alexander Karp’ın “The Technological Republic” kitabından alıntılarla, sert gücün ve yapay zeka temelli silahlanmanın kaçınılmaz olduğunu savundu. Atom çağının bittiğini belirten şirket, yeni bir dönemin başladığını ilan etti.
İsrail’e verdiği destekle bilinen teknoloji şirketi Palantir, kurucularından Peter Thiel’in Jeffrey Epstein ile ticari ilişkileri olduğu iddialarının ardından yaptığı paylaşımla gündeme geldi. Şirket, CEO Alexander Karp ve üst düzey yönetici Nicholas Zamiska’nın kaleme aldığı “The Technological Republic” başlıklı kitaptan alıntılarla eleştirilere yanıt verdiğini belirtti.
Paylaşımda, “yumuşak gücün yeterli olmadığı, sert gücün gerekli olduğu ve bu yüzyılda sert gücün yazılım üzerine inşa edileceği” vurgulandı. Bu yaklaşımın, teknoloji şirketlerinin askeri alanla daha derin entegrasyonunu meşrulaştırabileceği ifade edildi.
Palantir, yapay zeka temelli silahlanmanın kaçınılmaz olduğunu savunarak, asıl meselenin bu silahların yapılıp yapılmayacağı değil, kim tarafından ve hangi amaçla geliştirileceği olduğunu ileri sürdü. Şirket, Silikon Vadisi’nin yalnızca teknoloji üretimiyle sınırlı kalmaması, aynı zamanda şiddet içeren suçlarla mücadelede de aktif rol üstlenmesi gerektiğini savundu.
Askeri kapasiteye verilen açık destek çerçevesinde, “Bir ABD Deniz Piyadesi daha iyi bir tüfek istiyorsa bunu üretmeliyiz; aynı durum yazılım için de geçerlidir.” görüşü paylaşıldı. Ayrıca, ABD’nin küresel ölçekte uzun süreli bir barış ortamının oluşmasına katkı sağladığı savunuldu.
Paylaşımda, kamu figürlerine karşı hoşgörü alanının daraldığı, affetme kültürünün ortadan kalktığı ve özel hayatların “acımasızca ifşa edilmesinin” yetenekli bireyleri devlet görevlerinden caydırdığı belirtildi.
“Atom çağının sona erdiği ve yapay zeka temelli yeni bir caydırıcılık döneminin başladığı” savunulan metinde, Almanya ve Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı sonrası askeri sınırlamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Kültürel tartışmalara da değinilen paylaşımda, tüm kültürlerin eşit olduğu ve eleştirinin yasaklandığı yönündeki anlayışın “gerçekleri örttüğü” ileri sürüldü.
Batı toplumlarında “boş ve içi boşaltılmış bir çoğulculuk anlayışının” hakim olduğu ve buna karşı çıkılması gerektiği öne sürüldü. Kapsayıcılık söyleminin içeriğinin sorgulanması gerektiği savunuldu.
Palantir’in müşterileri arasında İsrail ordusu, ABD Savunma Bakanlığı, düzinelerce büyük şirket ve ülkeler bulunuyor. Şirket, Ocak 2024’ten bu yana İsrail ordusuyla yakın işbirliği içinde çalışıyor ve Tel Aviv’deki ofisi son 2 yılda hızla büyüdü.
Yorum Yap