Pezeşkiyan, ABD halkına yazdığı mektupta İran’ın hiçbir millete düşmanlık beslemediğini belirtti. ABD’nin politikalarını sorguladı.
Pezeşkiyan, ABD halkına yönelik yayımladığı bir mektupta İran’ın hiçbir millete, özellikle Amerika, Avrupa ve komşu ülkelere karşı düşmanlık beslemediğini açıkladı. Mektupta, ülkesinin tarih boyunca saldırılara maruz kalmasına rağmen halklar ve devletler arasında ayrım yaptığı vurgulandı. Pezeşkiyan, ABD’nin İran çevresindeki askeri yığınağını ve ülkesine yönelik saldırıları eleştirdi.
Pezeşkiyan, İran’ın bir tehdit olarak sunulmasının bir algı operasyonu olduğunu belirtti. Bu durumun İran’a yönelik saldırıları meşrulaştırmak ve silah sanayisini beslemek amacıyla yapıldığını ifade etti. Ülkesinin bu şartlar altında savunma kapasitesini geliştirmekten vazgeçmeyeceğini vurguladı.
İran ile ABD halkı arasındaki ilişkilerin tarihsel olarak gerilimden uzak seyrettiğini anlatan Pezeşkiyan, bu durumun 1953’teki Başbakan Muhammed Musaddık’ın devrilmesine yol açan darbe ile kesintiye uğradığını kaydetti. ABD’nin İran’ın petrolü millileştirme hamlesine müdahalesinin, İranlıların zihninde ABD politikalarına karşı derin bir güvensizlik oluşturduğunu belirtti.
İran’ın tüm dış baskılara rağmen gelişim gösterdiğini vurgulayan Pezeşkiyan, bu gelişimin medyanın ortaya koyduğu algı çalışmalarıyla değil, doğrudan gözlemlenerek anlaşılabileceğini söyledi.
Pezeşkiyan, İran’a yönelik saldırıların ABD halkının çıkarına hizmet etmediğini dile getirdi. İran’daki çocukların öldürülmesinin ve kanser ilacı üreten fabrikaların vurulmasının ABD’nin uluslararası imajını daha da zedeleyeceğinin altını çizdi.
ABD’nin İsrail’in vekil gücü gibi hareket ederek İran’a yönelik saldırılara katıldığını iddia eden Pezeşkiyan, ABD halkına “Bugün ABD hükümetinin öncelik listesinde gerçekten ‘önce Amerika’ mı vardır?” sorusunu yöneltti.
Mektubunun sonunda Pezeşkiyan, çatışma ile iş birliği arasında yapılacak seçimin kader belirleyici olduğunu ifade etti. Bu seçimin sonuçlarının gelecek nesillerin kaderini şekillendireceğini vurgulayarak, İran’ın binlerce yıllık tarihinde birçok saldırgan gördüğünü ve kendisinin gururla ayakta kaldığını hatırlattı.
Yorum Yap