TSY DERNEĞİ BAŞKANI BEYHAN BALABAN “ 9 ŞUBAT DÜNYA SİGARAYI BIRAKMA GÜNÜNÜ ” KUTLADI
Türkiye’de Sigarayla Savaşanlar Vakfının, 15 yılı aşkın bir süredir Merkezi İstanbul ve tek şubesi Ankara dışında, sadece Tarsus İlçesinde kurulan ve çalışmalarını sürdüren bu vakfa üye olarak Tarsus ve çevre illerde mücadele veren, Tarsus Sigarasız Yaşam Derneği Başkanı Beyhan BALABAN şu açıklamayı yaptı:
“SADECE SİGARASIZ HAYAT VEYA YASA DEĞİL, TOPLUMSAL ÜRETİM, TÜKETİM ve SAĞLIKLI BESLENME HAREKETLERİ İLE UYGULAMA ÇALIŞMALARI LAZIM
Türkiye’de Prof.Dr. Orhan KURAL tarafından 1994 yılında kurulan Merkez İstanbul, Şube Ankara ve Sigara Yasağı Yasası çıkana kadar Türkiye’de bu vakfa üye tek dernek Tarsus Sigarasız Yaşam Derneğidir. 1996 yılından bu yana çevre hareketi olarak başlamış, (Çünkü önceki Kaymakamlar; böyle bir derneğe ne gerek var diyerek dernek başvurumuzu onaylamadılar) 2002’de Tarsus Kaymakamı Fahri Necmi KURT tarafından çok erdemli manevi destekleriyle onay alarak kurulmuştur. İki süreç arasında, İstanbul-Ankara Çalışmalarını topluma duyurmaya, destek olmaya, Sigaranın Zararlarını anlatmaya çalışmıştır. 2002’den sonra; Tarsus-Mersin ve Adana’da Milli Eğitim, Narkotik Şube, Kaymakamlık ve Valilikler onayı ile özellikle öğrencilere yönelik eğitim seminerleri, konferanslar vererek Sigaranın insana, topluma, ekonomiye ve sağlığımıza verdiği zararlarla ilgili aydınlatmıştır. Ayrıca bu çalışmalar ve ilgili kurumlar dışında Belediye başkanımız Burhanettin KOCAMAZ dışında hiçbir siyasiden, hiçbir ileri gelenden, toplumda sevilenlerden, iş adamlarımızdan manevi destek görmedik. Zor bir dönemden geçiyorduk çünkü bu çalışmalar ve bazı mahkemelerde dünyada ilkti. Bu yüzden çok zorluklar çektik diye bunu vurgulamak istedim. Sadece zorluk değil, bizlerle o zamanlar alay ediliyordu…
Derneğimiz; Sigara Yasağının çıkmasında, yıllar süren mahkemelerde İstanbul-Ankara’da bağlı bulunduğu vakfa destek vermiş, Meclise taşınması için 1996’da ilk girişimlerde etkili olmuştur. Yasa çıkana kadar; Sigara reklâmlarının kaldırılması, light sigaranın üretiminin daha fazla zararlı olduğu için durdurulması ve kaldırılması, sigara paketlerine zararlıdır yazdırılması v.s.(bunlar ilk kez Türkiye’de gerçekleşmiş önce mahkemelerde kazanılmış sonra mücadeleler verilerek onaylanmıştır) çalışmalarında bulunmuştur. Fakat yasadan sonra para kazanma amaçlı sigarayı bırakma merkezlerinin kurulması bizlerin amacımıza ulaşıp, artık zararlı çevre ve insan sağlığı faktörleri üzerinde diğer derneklerle farklı bir yola ikinci bir adım olarak ilerletti.
Toplumun yaşam şeklinden, tembelliğinden kaynaklanan sigara tüketiminin çokluğu bizi içenlerle muhatap olmanın dışında eğitime yani gelecek kuşakları uyandırmaya, zararlarını anlatmaya yönlendirdi. Bir kuşağı kurtarırsak evlendiğinde de sigara kullanmayacak, çocuğu da kullanmayıp torununa varan bir içmeme sürecini kazanmakla 3 kuşağı kurtarma çalışmalarında yoğunlaşıp, Milli Eğitim ve Narkotik Çocuk Şubesini ilgilendiren kötü alışkanlıkların başlangıcı olan sigaranın zararlarını İlk ve Ortaöğretim Okullarında dile getirdik. Bölgemizdeki Çocuk Esirgeme Kurumlarında Çalışmalarımız oldu. Uzun süren çalışmalardan sonra yasa çıktı. Biz, çevre platformu ve sağlıkla ilgili çalışma yürüten dernekler artık farklı zararlar gördük ve şimdi toplumu yine aydınlatmaya çalışıyoruz.
TARIM ÜRETİMİ, SAĞLIKLI HAYAT ve DOĞRU BESLENME İÇİN TOPLUMSAL, DIŞA BAĞIMLI OLMAYAN BİR POLİTİKAYI ve UYGULAMAYI HAREKETE GEÇİRMELİYİZ
Tüm dünya büyüğü ülkeler 1950’lerden bu yana, gizli araştırma merkezleri kurup, küçük ülkelerin zenginliklerini kapatıp, kültürlerini değiştirmeye yönelik sermaye güçlerinin ortaklıklarıyla yeni üretimler sağlıklıymış gibi göstererek, ekonomik gücüne güç katarak yarışa girmişlerdir. Örneğin ülkemizde 1954’te Zeytinyağını kötüleyerek dış güçlerin mısır yağına bizi muhtaç etmesi, yanına dış ortaklı ayçiçeği yağını çıkarması, zeytin ağaçlarının yerine dış ortaklı inşaatlar yükselmesi, kültürel sağlıklı mutfağımızdan bizi uzaklaştırdı.Üreticimizin gücünü zayıflattı.1999’da ise bu ülkeye en büyük kötülüğün temelini atan Koalisyon Hükümetinin onayladığı “Tarım Islahı” yasasıyla yabancıların toprağımızı kiralama ve üretme hakkını verip bizi değerlerimiz üzerindeki haklarımızdan da mahrum etmenin temelini atmışlardır. Şimdilerde ise bu daha da ileri gitmiş ve artık Anadolu toprakları biz Avrupa Birliğine giremeden Avrupalıya satar olmuşuz!
HÜKÜMETE, MECLİSE SESLENİYORUZ..!
Ülkemizi seven içerde ve dışarıda yetişen Bilim Adamları, Aydınlar, Sivil Toplum Örgütleri ülkedeki Tekel Üretimleri için, Tarımdaki yanlış üretim ve Anadolu Tohumları yok edildiği için, Doğal olmayan besinler ülkemizde üretildiğinden kanserde patlama olduğu ve artacağı için hükümete sesleniyoruz. Seçtiğimiz Milletvekillerine sesleniyoruz. Bakınız 1.Dünya Savaşı öncesi dünyada sağlık, kozmetik ve boyama sanayinin hammaddesi olan SAFRAN tüm Karadeniz’de yetişiyordu. Biz yok olan değerlerimizi geri kazanacağımıza bunların üzerine fazlasını hatta sağlığımızı kaybediyoruz. Bu ülkede tütün olabildiğine çok ve çeşitli sanayide kullanacak şekilde yetişiyor ve çeşitli tohumlara sahip. Ama biz inat etmişiz sadece sigarada kullanıp sağlığımızı bozuyoruz, yetmiyormuş gibi ülkeye kaçak olarak ta giriyor. Hâlbuki Tütün ilaç, kozmetik sanayinde dünyada aranan ham maddedir. En sağlıklı, radyasyon bölgesinden en uzak çay bizde, ama biz ülkeye kaçak çayın girmesine izin veriyoruz sonrada üretimde kalkınmadan olacaktan bahsediyoruz. Hükümetin Tekel Üreticilerine, yanı sıra tüm bölgelerimizin durumuna yönelik üretime kaynak yaratıp, kaynak verip, Üretim şekillerini değiştirmesi, Anadolu topraklarının daha fazla zehirlenmemesi ve yok olmaması için, gelecek kuşaklarımız için, kalkınmamız için, toplumca ahlaklı ve sağlıklı yaşamanın sigarasız bir dünya olduğunu, sağlıklı beslenme olduğunu hatırlatması yeni projeleri hayata geçirmesi gerekir… Sigara tembelliktir, Ölümdür…
Toplumsal hareketin temelini attığımız, sivil toplum örgütlerinin mücadeleleriyle çıkmış yasalardan sonra, şimdi zorda olsa elde etiğimiz sigara yasağı yasasının bundan sonraki amaçlarımızda bir örnek olduğunu hatırlatarak; 9 ŞUBAT DÜNYA SİGARAYI BIRAKMA GÜNÜNÜZÜ KUTLUYORUM…”
|